Yokuş aşağı – Downhill

Bisiklete olan merakımı her ne kadar  uygulamada yaşayamasamda elimden geldiğince gelişmeleri takip etmeye çalışıyorum. Özellikle yokuş aşağı inişler (downhill) beni benden alıyor. Allah nasip ederde gelecekte hedeflediğim yaşam standartlarına ulaşırsam zamanımın çoğunu bu konuyla ilgilenerek geçirmek istiyorum. Neyse çok uzatmayayım bu girdinin sebebi aşağıdaki birbirinden güzel fotoğraflar.

[nggallery id=3]

Kaynak

Ruble ve zincir temizliği

Kaç zamandır aklımda olan zincir ve ruble temizliğini pazar günü yaptım. Çok soğuk ve rüzgarlı bir havada yaptığım temizliği bir kaç kare fotoğrafla paylaşmak istedim. Temizlik için benzin ve iplik bırakmayan temiz bez kullandım. Birde aralara girebilmek için düz ağızlı bir tornavida. Öncelikle bisikletimizin altına gazete yada benzeri bir şey örtüyoruz, ben büyük bir poşeti ortadan bölerek serdim, eğer zincir koruması varsa onu da söküyoruz. Sermezsek balkon pislenir ve anne yada eşimizden fırça yeriz ki bunda da gayet haklılar :) Aslında 2 kişiyle bu temizlik çok daha sağlıklı olabilir, biri bisikleti tutarken bizde güzelce temizliğimizi yapabiliriz.

Önce bezimize benzin döküp zincirimizin kabaca bir temizliğini yapıyoruz. Sornasında zinciri geri çevirerek (pedalı geri çeviriyoruz) benzinli bezi hafif sıkarak zinciri içerisinden güzelce gezdiriyoruz. Sonrasında rublemize geçiyoruz, bezi rublenin çarkları arasına sokup (düz ağız tornavida ile) güzelce temizliyoruz, ardında akatarıcımızı (vites) temizliyoruz. Acaba temizlik sırasında bir anormallik var mı diye kendi kendime sormadan edemiyorum. Mantıklı olanı acaba önce ruble sonra zincir mi olmalıydı ? Ben bu temizlikleri yaptıktan sonra dayanamadım temiz ve hafif benzinli bezle, kadroyu fren, vites kollarını, maşayı, jantları ve tellerini sonrasında da lastik yanaklarını güzelce temizledim, çok da güzel oldu. Elimden geldiği kadar fren sisteminden uzak durmaya çalıştım.

Sonuç olarak tertemiz bir bisikletim oldu. Bu aralar bisikleti kullanmadığımdan yağlama işlemini sonraki pazara bıraktım. Ellerim çok üşüdü üşümeseydi aralarda kalan yerleri daha güzel temizleye bilirdim.

Okumaya devam et Ruble ve zincir temizliği

Bisikletle mini şehir turu

Bisiklet almamda ki en büyük sebep, güzel havalarda evde oturup bilgisayarla uğraşacağıma dışarıya çıkıp kendi çapımda gezinmekti. Dünde güzel sayılabilecek bir hava vardı. Zaman zaman yağmur yağarmı sorusunu aklıma getirsemde şehre tek damla bile düşmedi.

Evim Boztepe’ de, adından da anlaşılacağı üzere tepede bir yerde, inmesi basit, çıkması ise aynı derecede zor. Gülü seven dikenine katlanır dedim ve hazırlıklarımı yaptıktan sonra atladım bisikletime ve rampa aşağı inmeye başladım. Boztepe’ yi bilen bilir, eğim bazı yerlerde 40 – 45 derece ve inerken tepe aşağı çakılacak gibi oluyorsunuz, bu çok eğlenceli :) Şehre inişim 6 dakika sürdü ve küçük birde kaza atlattım. Evden çıkarken çizdiğim rotada Akçaabat tarafı vardı fakat sonrasında aklıma Ozan geldi ve direksiyonu aksi istikamete kırıp Forum Trabzon a sürmeye başladım. 100. yıl parkında Ozan’ la buluşup 1 saat kadar muhabbet ettik. Ayrılık vakti gelmişti ben Beşirli’ nin Ozan’ da Ankara’ nın yollarını tuttu. Önce Ganita’ ya geçtim oradan Faroz ve Beşirli.. Dönüşte Varlıbaş alışveriş merkezinin yanından Tanjanta attım kendimi. İnanmak istemiyordum ama 6 dakikada indiğim yokuşu çıkmam gerekiyordu :) Meydan Kiler’ de durup son bir kez nefeslendim. Full konsantre bir şekilde tırmanışa geçtim, tahmin ettiğimden daha hızlı ilerliyordum, kendime verdiğim süre 35-40 dakikaydı fakat böyle sürersem daha kısa sürede çıkabilirdim. Yolu yarılamaya yakın telefonum çaldı ve mecburi bir şekilde durmak zorunda kaldım, haliyle konsantrem bozuldu, devirden düştüm :S Çıkmak inmekten çok daha zevkli, birde dolmuş şoförleri olmasa.. Velhasıl 6 dakika da indiğim yolu 36 dakikada tırmandım :)

Bisikleti çok seviyorum çünkü pedallara ne kadar basabilirsem o kadar gidebiliyorum. Yani biriyle yarışmaya kalksam her şey benim elimde ve benim gücümde, bu durumdan oldukça zevk alıyorum. Rüzgarı hissetmek, pedala abandıkça hızlanmak ve zaman zaman acaba gücüm yetecek mi sorusunu sormak beni gerçekten mutlu ediyor…

Nerede hareket orada bereket

Dün akşam iftardan sonra ders çalışacaktım, hafta sonu Aöf bütünleme sınavları var. Baktım ki bu kafa tok karınla hiç bir şey yapamaz aldım bisikletimi düştüm sokağa. Çok sürememekten olsa gerek haleda tam olarak bisikletime alışamadım. Bir kaç ısınma turundan sonra biraz hız denemesi yapmak istedim fakat ön tekerden giderek artan sürtünme sesinden korkup denemelere ara verdim. Muhtemelen ses kaliperin oradan geliyor. Neyse bakacağız bir şekilde çaresine. Gezinirken sessiz, geniş ve aydınlık bir yer gözüme çarptı, resmen atlama zıplama çalışması yapayım diye beni çağırıyordu. 85kilo ben 13-14 kiloda bisiklet yani 100 kiloluk bir kütle ile zor oluyor tabi ama olsun kendi kendimi tatmin ediyorumya önemli olan da bu :) İzlediğim bir eğitim videosundaki iki tekeri giderken yerden kesme hareketini yapmayı başardım. Dışarıdan çok basit gibi görünsede yapana kadar canım çıktı :D Ön kaldırıp zaten gidiyordum bunu demiyorum bile :P

Dün akşamki izlenimlerim el bileklerinin ve omuzlarımızın bu hareketleri yapmak için çok güçlü olması gerektiği yönünde. Kondisyonu ve denge unsuru ise apayrı bir konu. Önceki sürüşlerimde amortisörü kilitliyordum dün akşam hep açıktı ve böylesinin çok daha zevkli ve sürüş kalitesininde daha iyi olduğunu gözlemledim. Frenler ile aram haleda iyi değil bir türlü ısınamadım, sanırım bir bilenin bu konuda bana akıl vermesi gerekiyor. Seleylede aramda bir problem bulunuyor, 10 kere yüksekliğini değiştirdim fakat bir türlü rahat edemedim. Birde sele borusu çok uzun olduğundan hareket yapacağım zaman seleyi kadroya sıfır indiremiyorum, sırf bu yüzden yeni bir boru ve sele alacağım.

Özetlemem gerekirse dün güzel bir bisiklet akşamıydı, epeyce yol katettim. Önümüzdeki günlerde küçük bir operasyon geçireceğimden fırsatını bulduğum an bisikleti alıp sokağa çıkmak istiyorum, malum uzun bir süre pedallara veda edeceğim. Şimdilik aktaracaklarım bu kadar :)